AĞIZ VE ÇENE CERRAHİSİ UZMANI UYARIYOR!


 

 

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

 

İMPLANT CERRAHİSİ ÇOK AĞRILIYANLIŞ”

 

İmplant yuvasının çene kemiğinde hazırlanması nedeniyle bu işlemin aşırı derecede ağrılı geçeceği düşünülebilir, oysaki kemik dokusunun ağrı duyusu yoktur. Ağrıyı duyan, kemiği saran soğan kabuğu benzeri bir zardır ve ağızda yapılan çoğu cerrahi işlemlerde, periost denen bu zar, zedelenir. İmplant cerrahisi ince bir işlem olması nedeniyle periostu en az inciten cerrahiler arasındadır ve çoğu implant hastası operasyondan sonra ağrı kesici ilaç alma ihtiyacı duymaz. Tabii ki implant sayısı ve vakanın zorluğu oluşacak ağrıyı etkiler ancak bir genelleme yapılacaksa implant cerrahisi en az ağrılı cerrahiler arasında yer alır. Diğer diş tedavileri gibi lokal anestezi altında yapılır ve hasta ifadelerine göre gömülü diş operasyonundan çok daha kolay bir işlemdir.

 

KİMİ BÜNYELER İMPLANT KABUL ETMEZYANLIŞ”

 

İmplant cerrahisinde yabancı bir maddenin vücuda yerleştirilmesi söz konusu olunca hastalar tarafından böbrek ya da karaciğer nakli gibi düşünülebilir, vücudun bu yabancı dokuyu kabul etmemesi olasılığı ise implant adaylarını oldukça tedirgin edebilir. Ancak bilinmelidir ki, dental implantlar saf titanyumdan yapılır ve vücudun titanyuma karşı en küçük bir tepkisi yoktur. Titanyum implantların kullanılmaya başlamasından bu yana geçen uzun yıllar boyunca da hiç bir hastada doku reddi gibi bir sorun ortaya çıkmamıştır. İmplantların tek başarısızlık sebebi enfeksiyon ve kemik kaybıdır. Bu yüzden doğru bir teşhis ve tedavi planının yanı sıra, özenli cerrahi işlem ve protez yapımı da çok önem kazanır.

İmplant başarısızlığı büyük bir medikal sorun değildir. Başarısız bir implantın çevresinde dişeti iltihabı gibi bir durum ortaya çıkar ve gerekli tedavi yapılamaz ise, implant kemik bağlantısını kaybedip yuvasından çıkar. İmplant etrafındaki bu enfeksiyonla baş etmek oldukça zordur ama çoğu implant kaybı olgusunda aynı bölgeye tekrar implant yerleştirmek mümkündür.

 

İMPLANTLAR GENÇ VE SAĞLIKLI BİREYLER İÇİNDİRYANLIŞ”

 

Dental implantların yaygın olarak uygulandığı yaklaşık 30 sene öncesinden bu yana, implantların en doğru şekli, yüzey özellikleri ve uygulama protokolleri gibi birçok alanda araştırmalar yapılmış ve sonuçları ışığında ciddi gelişmeler kaydedilmiştir. Günümüzde, implant uygulamaları eskisi gibi sınırlı değildir ve artık şeker, hipertansiyon veya kalp rahatsızlığı benzeri kronik hastalığı olanlara da implant yapılabilir. Hastanın yaşı da artık engelleyici bir faktör olmaktan çıkmıştır, ileri yaştaki hastalar rahatlıkla implant destekli protezler kullanabilirler. Ancak çocuklarda büyüme ve gelişmesinin tamamlanmasını beklemek daha doğru olacaktır.

Sonuçta hemen her hasta için implant destekli protezler yapmak mümkündür ancak tedavi süreci ne kadar engebeli ve çok aşamalıysa, oluşacak komplikasyonlar ve başarısızlık oranı da o kadar yüksek olacaktır. İmplant adayı bu riskleri anlayıp kabul ettiği takdirde implant yapılmasında bir engel yoktur.

 

İMPLANT TEDAVİSİ, ÇOK UZUN BİR TEDAVİDİRYANLIŞ”

 

İmplant uygulamalarının cerrahi bölümü, yerleştirilecek olan implant sayısına bağlı olmak üzere, bir ya da iki seanslık bir işlemdir. Ancak implantlardan destek alarak yapılacak protezlerden önce, yerleştirilen implantların kemiğe bağlanması için belirli bir süre geçmesi gereklidir. Bu süre, implantın yüzey teknolojisine, hastanın iyileşme kabiliyetine ve implantın yerleştirildiği kemiğin kalitesine göre genellikle bir aydan altı aya kadar değişebilir. Elde edilecek konfor düşünüldüğünde, bu sürelerin çok da abartılı olmadığı anlaşılacaktır. Kaldı ki bekleme süresince sadece ara kontroller yapılacak, varsa diğer diş tedavilerin bu süre zarfında yapılması da mümkün olacaktır.

 

İMPLANT VARSA TOMOGRAFİ YADA MR ÇEKİLEMEZYANLIŞ”

 

Daha önce de değinildiği gibi dental implantlar saf titanyumdan yapılır. Titanyum manyetik özelliği olan bir metal değildir ve MRI cihazında herhangi bir sorun yaratmaz. Tomografi tetkiklerinde ise metal varlığı ilgili kesitlerdeki görüntüyü nispeten bozar ama tüm incelemenin teşhisteki değerini yok etmez. Sonuç olarak, ağızda kaplamalar ve dolgular varken, MRI ve tomografi çekilebiliyor, kontrol noktalarından geçilebiliyorsa, implantlar varlığında da radyolojik tetkikler yapılabilir ve kontrol noktalarından geçilebilir.